Skip to content
Balcı yakupun web sitesine hoşgeldiniz.
Buradasınız: Anasayfa arrow Arı Ölümleri Araştırmaları
ARI ÖLÜMLERİ ARAŞTIRMALARI

     

HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ARI ve ERI ÜRÜNLERİ UYGULAMA ve ARAŞTIRMA MERKEZİ        TÜRKİYE ARI YETİŞTİRİCİLERİ MERKEZ BİRLİĞİ BAŞKANLIĞI’NA,Son yıllarda dünyada ki bitki çeşitliliğinde en büyük role sahip olan bal arılarının büyük orandaki kaybı tüm dünya bilim adamlarını harekete geçirmiş ve nedenlerinin en kısa sürede araştırılarak ortaya konması için OIE (Animal Healt Protection),EFSA (European Food Safety Agency),COST,EU gibi büyük oluşumlar,araştırmaların yürütülmesinde her türlü maddi desteği sağlamışlardır.Aynı amaçla 42 ülkeden 156 bilim adamının oluşturduğu COLOSS (Colony Losses Protection) grubu kurulmuş ve her ülkedeki ölümler analiz edilerek, ortak bir sonuca varılmaya çalışılmıştır.Şimdiye dek yapılan çalışmalardan anlaşıldığı üzere ölümler iki tipte olmaktadır.Birinci şekilde,arılar toplu şekilde kovan içinde ölmekte ve koloni aniden çökmektedir.İkinci ve daha yaygın olan şekil ise kolonideki arıların hiçbir neden olmaksızın kovanı terk etmesi ve bir daha geri dönmemesidir.Kovanda arının dirisine yada ölüsüne rastlanmamaktadır.En yoğun olarak Fransa’da yaşanan bu ikinci tip ölüm şeklinin,ölümün gerçekleştiği bölgelerdeki geniş araştırmalar sonucu ayçiçeği tohumlarına uygulanan IMİDACLOPRİD varlığında olduğu saptanmıştır.Ayrıntılı incelemeler sonucunda ,Imidacloprid’in bal arıları üzerindeki toksik etkisi bilimsel olarak ispatlanmıştır.Bu ispatın ardından Fransız hükümeti ve Fransa Arıcılar Birliğinin ortak çalışması sonucu Fransız hükümeti tarafından Imidacloprid etken maddeli Gaucho’nun kullanımı resmen yasaklanmıştır.Üretici firmanın bazı itirazları olsa da bilimsel kanıtlara dayalı bu yasaklama kararı halen Fransa’da oygulanmaktadır.1999 yılından sonra ise bilimsel çalışmalar Imidacloprid’in  varolan toksisitesinin etki mekanizmasının belirlenmesi yönünde olmuştur.Önceleri sistematik etkili bu pestisidin,arının dolaşım sistemine girerek direkt ölümüne yol açtığı düşünülse de,arıların küçük kafeslere konarak Imidacloprid içeren şuruplarla beslenmesi sonucunda Imidacloprid’in kısa vadede arının direkt ölümüne neden olmadığı,ancak hipofaranjiyal bezlerin büyümesine ve salgı sisteminin bozulmasına yol açarak ,arının yön bulma,çiçeğe ve nektara ulaşma yeteneklerinin kaybolmasına ve kovana geri dönememesine neden olduğu anlaşılmıştır.Kovana geri dönemeyen ve nektara ulaşamayan arının bu boşa uçuşu,bir süre sonra ölümle sonuçlanmaktadır.2006 yılında başlayan arı ölümlerindeki artış,diğer dünya ülkelerinin de bu konuya ilgisini çekmektedir ve hemen hemen her ülke laboratuar koşullarında ,arının ayçiçeğinden alabileceği konsantrasyonda hazırlanmış  Imidacloprid ile kontamine edilmiş şurupla arıları besleyerek Imidacloprid’in kendi ülkeleri için toksisite düzeyini hava ve coğrafya koşullarını göz önüne alarak incelemektedir.Nisan-Ağustos 2009 ayları arasında Yunanistan ve Türkiye’nin artak bir çalışması olarak planladığımız ve kurduğumuz Imidacloprid deneyinde de bal arılarının 28 gün içinde hipofaranjiyalbezlerindeki büyük değişiklik ve ardından yüksek mortalite bizimde deneylerimizin sonuçlarını oluşturmuştur.Deneyler sırasında yapılan arazi çalışmalarında da Yunanistan’ın Imidacloprid uygulaması yapılabilecek geniş ayçiçeği arılarının bulunmamasının koloni kayıplarının az olmasında büyük bir avantaj oluşturduğu ancak Trakya bölgemizdeki yoğun ayçiçeği populasyonunun bölgedeki bal arılarında kayıplara yol açtığı ve büyük bir tehdit oluşturduğu saptanmıştır.Bu konuda gereken önlemlerin tüm dünya ülkeleri ile eş zamanlı olarak alınması,ülkemizdeki bölgesel bazı kayıpların önlenmesinde çok büyük bir etki yaratacaktır.        Bilgilerinize sunarım.Saygılarımla.Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim ÜyesiHARÜM Merkez Müdür YardımcısıCOLOSS Grubu Yönetim Kurulu ÜyesiHacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Arı Sağlığı Labaratuarı  Bey Tepe/ANKARATel:00903122978043Faks:00903122992028                  Hacettepe Üniversitesi’nin arı ölümleriyle ilgili yapmış olduğu geniş kapsamlı araştırmayla ülkemiz arıcılığına yapmış olduğu katkılardan dolayı bütün arıcılar adına Hacettepe Üniversitesi’ne ve değerli hocalarına teşekkürlerimi ve saygılarımı arz ederim.     YAKUP SARMUSAK